<
Giderek üzdün bizi zaman.
Gülümsediğime bakmayın çoğunuzu sevmiyorum.
Hergün sayfana uğruyorum ^^ Tumblr'ın canisin amk sennn ♥
Anonymous

tesekkur ederııım :)))

Biz Turizmciyiz. Evet aynen öyle canım. biz turizmciler deniz güneş kum hem tatil hem iş yapıyoruz. hayatımız o kadar eğlenceli ki vur patlasın çal oynasın. haziran - temmuz - ağustos aylarında denize bir kere bile girememiş olmak bizim tercihimiz, deniz sevmiyoruz biz. yoksa sabah sekiz akşam sekiz pekala çalışılabilir. barın içinde oluyoruz bazen önümüzde içkiler sağımız solumuz best model hatun emin ol. elimizde bez gevrek gevrek gülerek siliyoruz bir yerleri. temiz olsa dahi yapıyoruz bunu. temizliği seviyoruz biz.1000 kişinin bulaşığı kendi kendine yıkanıp kurulanıyor, mucizevi. ayarı kaçık egosu tatminsiz müşteri hiç yok, kimse ters davranmıyor, ülkede herkes medeni anasını satıyım. bi biz görgüsüz. mesela biri ordan parmaklarını şaklatarak çay filan istemiyor. kahvehane değil çünkü orası, herkes bilinçli.bir tek biz anlamıyoruz bu işten. bedava olan kokteyl için “ama bunun vodkası az“ diyen gösteriş budalası hiç görmedim hayatımda. yanındaki kıza çok vodkayla `çok erkek` olduğunu gösteren, ekmeğindeki adama atarlanmayı marifet sayan eleman üçe beş cama hiç çarpmadı mesela. `bu iskeleyi neden uzağa yaptınız?` gibi mantıklı sorular soruyorlar bazen. insanlar zeki bi bizde akıl yok. Sahi o iskeleyi neden uzağa yaptık? Yahu o iskeleyi neden biz yaptık? güvenlik - resepsiyonist - barmen filan değil miydik biz? elimizde tekila, omzumuzda bez olması gerekmez mi? kızlar nerede? Biz neden iskele yapıyoruz? `bu ışık yanmıyor` diyorlar bazen. `o ışık değil hanfendi duman alarm cihazı` diyoruz, `ama yanmıyor` diyor. e haklı kadın. Sahi neden yanmıyor bu cihaz? bi ampul takamamış mı icat eden? resepsiyonist oluyoruz bazen, manzara kötü diye yan odaya geçmek isteyenler oluyor. yan odanın manzarası Miami kumsalı çünkü, okyanus görmeden uyuyamaz. bazen genel müdür oluyoruz, çay soğuk olunca hemen bizimle görüşmek istiyorlar. biz de diyemiyoruz `e parmaklarını öyle şak şak yaparak nerde bizim çay, Rize`den mi geliyor?` diye zeka kokan espriler yaparsan çocuk sana soğuk - moğuk verir çayı. Söyleyemiyoruz çünkü ne olup bittiğini bilmiyoruz aşağıda. f&b müdürüyüz bazen, `müdürünü çağır bana` lafını duyuyoruz - gidiyoruz ve tavsiyeleri! dinliyoruz. çünkü daha ilk yılımız turizmde, üniversitede müdürlük okuyup kpss ile atanmışız buraya. `erimeyen buz icat edilmedi daha ulan` demek geliyor içimizden, `haklısınız ilgilenicez` diyoruz. garson - komi oluyoruz bazen. masaya iki bardak, tabak bırakıp hoopp 50 kağıt cebe. evet böyle çalışıyoruz. malzeme taşımıyoruz hiç. günde 8-10 fıçı, 30 premix, 30 koli meyve suyu, tonlarca küçük - büyük su şahsen hiç taşımadım hayatımda. hele bu malzemeleri 4 saat içinde 12-13 farklı bara dağıtmış olmam gerekseydi ne yapardım bilemiyorum. Neyse ki ürünler her akşam sebebini anlamadığım şekilde dolaplarımızda beliriveriyor.sabah kepenkleri kaldırıp servise başlıyoruz. turizmciyiz biz, hep gülümsüyoruz size. hayatımız mükemmel ötesi adeta. hiç üzülmüyoruz, ayağımız - başımız ağrımıyor hiç. kız arkadaşımız terketmiyor mesela. bir yakınımız vefat etmiyor turizmciyiz diye. bi arkadaş var büyük dedesi 150 yaşında. torunumun yüzü gülsün yeter ki, ben yaşarım diyormuş, ölemiyor adam. haftanın 3 günü fasülye - mercimek, 5 günü pilav, her günü sebze - makarna yiyoruz sanmayın. bonfile filan takılıyoruz gut olucaz yakında. -how r u? -gut (yazmasam olmazdı) neyse ki sizin bizi sevdiğinizden daha çok seviyoruz bu işi. ha bazen aşçı oluyoruz sahi, aynı tencereden çıkan yemeği sırf gıcıklık olsun diye birine tuzlu - birine tuzsuz gönderiyoruz. nasıl başarıyoruz anlamıyorum. yemek masaya geldiği anda sigara yakan adam için soğumayan yemek icat etmeye çalışıyoruz bu aralar, bakalım olucak gibi. aynı adam sarhoş olup lobinin ortasında sigara içmek istediğinde hooopp başka bişy olup rica ediyoruz dışarıda içmesini.`ama hava soğuk` diyor. birden temizlik görevlisi veya bahçıvan oluveriyoruz dışarıda çalışan. Mikail bizi hiç sevmiyor anlaşılan. gün sonunda `yaa ne çabuk geçti 14 saat` deyip papatya toplayarak sütlaçtan yolumuzda neşe içinde, şarkılar söyleyerek evimize gidiyoruz. koskocaman bi 10 saat var önümüzde hayatımız için, eşimiz - çocuğumuz arkadaşlarımız için. kitap okumak - bi film izlemek için. ışınlanıyoruz, uyumuyoruz. neyse ki hiç hobimiz yok. o yüzden 10 saatimiz var.
cursor by Silke :3 } // ]]>